Rüknettin KUMKALE / DÜNYA GAZETESİ / 2016

Memurlar hangi şirketlere ortak olabilir

Devlet memurlarının ticari şirketlere ortak olup olamayacakları her zaman soru konusu olmuştur. Bunun için Türk Ticaret Kanunu ve Devlet Memurları Kanununa bakmak gerekmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu açısından bakış
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı” başlıklı 28. Maddesi bu konuya açıklık getirmektedir.
Söz konusu 28. Madde aşağıya çıkartılmıştır.

Madde 28 –

Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kolektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç).
Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz.
Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır. Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler,
Türk Ticaret Kanunu açısından bakış
Türk Ticaret Kanunu’nun Taciri açıklayan 12. Maddesine göre,
Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.
Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.

Türk Ticaret Kanunu’nun 16. Maddesi ise tüzel kişilere açıklık getirmektedir.
Buna göre;

Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar  da tacir sayılırlar.
Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar.

Türk Ticaret Kanunu’nun “ Tüzel kişilik ve ehliyet başlıklı 125. Maddesi ise, Ticaret şirketlerinin tüzel kişiliğe haiz olduğunu hükmetmektedir.
Ancak ticaret şirketlerinin ortaklarının tacir sayılacağı ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır.

Açıklamalarımız

Yukarıya çıkartılan 657. Sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre,devlet memurları,
tacir sayılacakları bir faaliyette bulunamamaktadırlar;
kolektif şirketlere ortak olamazlar;
komandit şirkette komandite ortak olamazlar;
mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamazlar;
gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde çalışamazlar;
vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamazlar.

Bu hükümler çerçevesinde Devlet memurlarının anonim ve limited şirketlere ortak olabilmeleri olası görünmektedir.

Ancak, bu safhada anonim ve limited şirketlerinin yönetim ve temsilleri ile ilgili hükümlere bakmak gerekmektedir.

Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlerin yönetim ve temsili ile ilgili 365. maddesinde, “Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki (TTK) istisnai hükümler saklıdır.” ifadeleri bulunmaktadır.

Gene Türk Ticaret Kanunu’nun “Yönetimin Devri” başlıklı 367. Maddesinde ise, “Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. Bu iç yönerge şirketin yönetimini düzenler; bunun için gerekli olan görevleri, tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler. Yönetim kurulu, istem üzerine pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan alacaklıları, bu iç yönerge hakkında, yazılı olarak bilgilendirir.” açıklamaları yapılmıştır. Konu anonim şirketler ile ilgili bulunmaktadır.

Limited şirketler ile ilgili olarak, Türk Ticaret Kanunu’nun Limited şirketlerde “Müdürler” başlıklı 623/1 maddesinde “Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir.” ifadeleri kullanılmıştır.

Bütün bu hükümler ışığında, Devlet memurları,
anonim şirketlere ve limited şirketlere, şirket esas sözleşmesine göre şirketi temsil ve idare yetkisine sahip olmaksızın ortak olabilirler;
kolektif şirketlere ortak olamazlar;
komandit şirkette komandite ortak olamazlar;
borçlar Kanunu’nun 620. Maddesi çerçevesinde kurulan adi ortaklıklarda ortak olamazlar;
mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamazlar;
gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde çalışamazlar;
vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamazlar.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.